Ama sonuçta olan, Sergen Yalçın’ın yıllar önce söylediği sözün doğrulanması oldu: “Mourinho gelse Fenerbahçe’yi şampiyon yapamaz.”
Bir Türk filminde geçen meşhur replik vardır: “Kovirmisen agam?”
Ali Koç da Mourinho’yu kovmamak için sonuna kadar direndi, ama Benfica maçına kadar bu inat sürdü. Ondan sonrası malum…
Bir zamanlar “Dünyanın en iyi hocası” olarak kabul edilen Mourinho, sanki artık emeklilik havasına girmiş gibiydi. Eskiden oyuna kafayı takan işkolik Mourinho gitmiş, yerine sıradan, enerjisini kaybetmiş bir teknik adam gelmişti. Daha çok para toplamaya, marka değerini satmaya odaklı bir görüntü çizdi.
Oysa Türkiye ligi bambaşka bir dünyadır. Burada sadece saha içiyle değil, saha dışı dengelerle de mücadele etmek gerekir. Mourinho ise bunu geçen sezon anlayamadı. Tribünleri, rakipleri, medyayı germeye çalıştı ama sonuç alamadı. Hatta Okan Buruk ile yaşadığı gerginlikler hafızalarda kaldı.
Tecrübe elbette önemlidir. Ancak kendini yenileyemeyen, değişen futbolu okuyamayan teknik adamların başarı şansı giderek azalıyor. En iyi teknik direktör bile, elinde güçlü bir kadro yoksa ya da oyuncularını şampiyonluğa inandıramıyorsa başarısız olur.
Mourinho örneği bize bir kez daha gösterdi ki; isimler değil, sistemler kazanıyor.
Veli Özçelik