Kasım
dediğin,
takvimde
bir yaprak değil,
ruhun
sabıkalı boşluğudur;
yazın
o cömert coşkusundan geriye kalan
ıslak
bir bilet koçanıdır.
Aylardan
Kasım...
Yüreklerde
hasım zamanıdır kimi zaman;
Bahar
gibi "başlıyoruz" demez, hesap keser.
Güneş
mesaiyi erken bitirir,
gökyüzü
üzerine gri bir tül çeker,
sokaklar
kibirli kalabalıklardan temizlenir.
Şöminenin
önünde soğuyan kahve,
camda
biriken buğu,
ve
aynaya baktığında
‘ne
çabuk akşam oldu’
diyen
o yorgun hüzündür Kasım.
Rüzgârın
hikayesi değişir, her esintisi ayrı bir melodi taşır;
yılın
en şiirli, en dertli sayfası aralanır.
Zamanın
büküldüğü o sessiz köşede,
insan
kendi iç sesiyle baş başa kalır.
Unutmayın;
yaprakların
sarıya büründüğü,
ama
kalplerin hâlâ sıcak kaldığı bir aydır Kasım.
Ve
belki de en çok bu yüzden;
toprak,
en derin sırrını
kışa
varmadan önce
Kasım'a
fısıldar.
Zafer
BACIOĞLU
/Şair
günceleri
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmalısınız.