ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ "GRİ ALANLARA" EMANET EDİLEMEZ!

25 Ocak 2026 Saat: 20:52
ZAFER BACIOĞLU
Dile kolay, tam 40 yıl... Meslek hayatım boyunca binlerce çocuğun o pırıl pırıl gözlerindeki ışığa şahitlik ettim.

Bir eğitimci, bir yazar ve bir anaokulu müdürü olarak tek bir gayem oldu: Çocuklarımızı bilimle, sevgiyle ve en önemlisi güvenle geleceğe hazırlamak. Ancak bugün, okul öncesi eğitimde yükselen bir feryadı ve yaklaşan bir tehlikeyi yazmak zorundayım.

Soru basit ama sarsıcı: Ülkemizde bir yanlışa dur demek için illa ki telafisi imkânsız bir mağduriyet mi yaşanması gerekiyor?

Söz konusu olan bir çocuksa, "ihmal" kelimesi lügatimizden tamamen silinmelidir. Oysa bugün sokak aralarında; "Belediye Kreşi", "Çocuk Atölyesi" veya "Kişisel Gelişim Merkezi" maskesi altında, halk tabiriyle "merdiven altı" olarak faaliyet gösteren denetimsiz yapılarla karşı karşıyayız.

Hukukun Arkasından Dolanan "Hayalet" Okullar

Mesele sadece bir tabela asma meselesi değildir. Hukuki zemin aslında son derece berraktır: Anayasa Mahkemesi (AYM) kararları ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu, okul öncesi eğitimin planlama, gözetim ve denetim yetkisini münhasıran Milli Eğitim Bakanlığı'na (MEB) vermiştir. Ancak bugün, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanun'unu yasal boşluklarını kullanan bazı yapılar, birer "hayalet okul"

gibi çalışmaktadır. MEB veya Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (ASHB) denetimine tabi olmayan bu yerlerde; ne müfredat bellidir ne de pedagojik güvenlik. Bu kapıların ardında çocuklarımızın neye maruz kaldığını bilmemek, biz eğitimciler için kabul edilemez bir durumdur. Sektörün Vicdanı:KOÇKED ile Omuz Omuza Benim 40 yıllık tecrübemle gördüğüm bu tehlikeyi, bugün Kocaeli Okul Öncesi Eğitim Kurumları Derneği(KOÇKED) ve Başkanı Sayın Emine Banu Sevim büyük bir kararlılıkla dile getiriyor. Sektörün tüm sağduyulu paydaşları gibi ben de şu net taleplerin arkasındayım:

Ruhsatsız Yapılara Kilit: "Eğitim" verdiğini iddia eden ancak MEB çatısı altında olmayan her türlü yapı ivedilikle kapatılmalıdır.

Denetimde Tek Çatı: Diyanet İşleri Başkanlığı veya belediyeler bünyesinde kreş hizmeti veren her nokta, eğitim kalitesi ve fiziki şartlar bakımından MEB süzgecinden geçmelidir.

İsim Oyunlarına Son: Yasal boşlukları kullanarak denetimden kaçan tüm "merkez" ve "atölye" tipi yapılar mercek altına alınmalıdır.

Doğru Tektir: Eğitim İhmale Gelmez

Unutulmamalıdır ki; 05 Eylül 2025 tarihi itibarıyla MEB'e bağlı kurumlarda artık 24 ayını doldurmuş çocukların kaydı alınabilmektedir. Yani artık devletimizin sunduğu yasal bir güvence, denetlenen bir sistem varken çocuklarımızı "merdiven altı" karanlığına terk etmenin hiçbir geçerli bahanesi kalmamıştır. Okul öncesi dönem, karakterin %70'inin şekillendiği, insan hayatının temel taşıdır. Bu kritik dönem; keyfiliğe, ticari hırslara ya da denetimsizliğe bırakılamaz.

Gelin, bir mağduriyet yaşanmadan çocuklarımız için ses olalım.

Çünkü doğru tektir ve o doğruya ulaşmak için evlatlarımızın bedel ödemesine müsaade etmemeliyiz.

YORUMLAR

Lütfen Resimdeki kodu yazınız