KOLO MİMARLIK İLAN
ZAFER BACIOĞLU
ZAFER BACIOĞLU

Kırcaali Mestanlı'dan Hüsniye Emin Atasoy,

1984 yılında Bulgaristan'daki, Türklerin isimlerinin zorla değiştirilerek, zorunlu göç ve isim değiştirme zulmüne karşı direnişin en önemli simgelerinden.

20 Temmuz 2022 Saat: 23:33
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 303 kez okunmuştur

Bu yazımda bir Türk kadınından bahsedeceğim.
Kırcaali Mestanlı'dan Hüsniye Emin Atasoy,
1984 yılında Bulgaristan'daki, Türklerin isimlerinin zorla değiştirilerek, zorunlu göç ve isim değistirme zulmüne karşı direnişin en önemli simgelerinden.

"Mestanlı meydanında bir miting yapılır.  Katılımcılar, yerel parti yetkilileriyle konuşmak üzere bir heyet oluşturur. Bu heyetin içinde genç bir kadın da yer alır. Bu, ismini Bulgaristan Türk tarihine “adını değiştirmeyen tek Türk” olarak yazdıracak Hüsniye Atasoy’dur. Kalabalık, yanıt olarak karşılarında silahlı güvenlik güçlerini görür. Hüsniye hanım, diğer heyet üyeleriyle birlikte tutuklanır, ardından da cezaevine gönderilir. Belene’de kadınlara ait koğuş olmadığı için Plevne cezaevinde yatar. Orada kaldığı süre boyunca ailesinden hiç kimse nerede olduğunu bilmez, işkencelere maruz kalır (derin dondurucuya atılır, öldüğü var sayılarak morga gönderilir)
-Bunca baskılara, işkence ve yokluklara katlanılır mı? Ver adını, bitsin, gitsin!” denir ama isim değiştirme dilekçesini imzalamaz. Ve adını vermeyen tek Türk olur... adıni değiştirmeyen tek kahraman Türk kadını Kırcaali'li Hüsniye Emin Atasoy'dur.
İsim değiştirme dilekçesini imzalamaz.
İlk sınır dışı edilenler arasındadır.
Bursa’ya yerleşir.
6 Kasım 1998 günü Bulgaristan Başbakanı İvan Kostov Bursa'da Hüsniye teyzeye yaklaşıp, eğilip elini öper. ‘Başınıza gelenlerden dolayı Bulgaristan halkı adına sizlerden özür dilerim!’ der... 2004 yılında, gördüğü işkencelerin verdigi acılara dayanamaz ve 58 yaşında girdiği bunalım sonucu kendini yakarak aramızdan ayrılır..."

93 Rus harbinde Kafkasya’dan göç etmiş bir muhacir aileden geldiğim için ne zaman böyle bir kahramanlik hikayesi duysam etkilenirim.
Çünkü ;
Tarihin her döneminde  Türk kadının kahramanlık hikayeleri vardır.
Bu hikayeleri gençlerimize öğreterek  Türklük şuuru vermeliyiz.
Bu yüzden;
Hüsniye Analar ismiyle anılmalı ve unutulmamalıdır.
Bir okula,bir sokağa ismi verilmeli
Kahramanlığı nesilden nesile anlatilmalidir.
Saygılarımla


KAYNAK:
Göç ve Kadın: Bulgaristan Türk Kadını ve Zorla Bulgarlaştırma Süreci (1984-89)

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Yedincigün Haber Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

MEB VE MATEMATİK SEFERBERLİĞİ20 Mayıs 2022 Saat: 10:22
Millî Eğitim Bakanlığınca "her yerde matematik" anlayışıyla hazırlanan Matematik Seferberliğini önemsiyorum.
ASİSTAN HEKİMLER TÜKENİYOR!26 Ekim 2021 Saat: 22:03
‘’ Hekimden sorma çekenden sor demişler, Acısını dertlerin çare gösteren değil, çeken bilir demişler’’
23 Nisan Çocuk Bayramı22 Nisan 2021 Saat: 15:27
Geçmişin Hatırası… Bugünün Değerlendirmesi ve Geleceğin Ümidi…
ÖZ KÜLTÜR VE KADIN8 Mart 2021 Saat: 10:22
‘’Kadının yüceliğini, Altay Dağları’nın en yüksek tepesine “Kadın başı” ismini vererek yüzyıllar sonrasına mesaj aktaran bir milletin çocukları…’’
KÖY OKULLARI!7 Şubat 2021 Saat: 21:17
Köy okullarının çiçekli bahçelerinde gürbüz çocukların koştuğu cıvıltılar vardı.
Tüm Yazıları
Yukarı ↑