Göz kapaklarında biriken o ağır yorgunluk.
Sunulan emekler, Kırık bardaklardan sızan bir ikindi üstü...
Yetmedi.
Göz kapaklarında biriken
o ağır yorgunluk.
Sunulan emekler,
Kırık bardaklardan sızan bir ikindi üstü...
Yetmedi.
Sen kuşları topladın heybene,
Gökyüzünü ters çevirdin,
Olmadı.
Bir tren kalktı göğsünün
coğrafyasından;
Raylar sustu,
Şehir sustu.
Şimdi ey, ceplerinde boşluk biriktiren
çocuk!
Çıkar o büyük, o görkemli sıfırı;
Bir fincan kahve gibi bırak masaya
hüznünü.
Madem dolmuyor bu imla hatası,
Madem eksik kalıyor her şey.
Söyle o zaman...
Eksikliğin o en gürültülü şarkısını:
Kendini geri çek,
Ve başlasın;
Yokluğun o ağır gövdesi.
Zafer BACIOĞLU
/Şair günceleri
Okulda şiddet denince akla hep liseler gelirdi.
Sert tartışmalar, kavgalar…
Şimdi? O karanlık gölge, henüz harfleri bile bilmeyen miniklerin yuvasına, anaokulu kapılarına kadar dayandı.
Dile kolay, tam 40 yıl... Meslek hayatım boyunca binlerce çocuğun o pırıl pırıl gözlerindeki ışığa şahitlik ettim.
Dünya, her an bir mucize barındırıyor. Sabah uyandığınızda pencerenizden sızan ilk ışık, bir ağacın dalında açan tomurcuk, bir çocuğun samimi gülüşü…
Bazen durup düşünüyorum da, ne ara bu kadar yabancılaştık kendimize? Ne ara unuttuk bizi biz yapan nezaketi, saygıyı, anlayışı?
Hayatta bir şeye gerçekten talip olduğumuzda, o yolun sadece düzlüklerini değil, yokuşlarını da göze alırız.
Tüm Yazıları