whatsapp
ZAFER BACIOĞLU
ZAFER BACIOĞLU

Yazıyoruz. Anlatıyoruz. Feryat ediyoruz.

Okulda şiddet denince akla hep liseler gelirdi.
Sert tartışmalar, kavgalar…
Şimdi? O karanlık gölge, henüz harfleri bile bilmeyen miniklerin yuvasına, anaokulu kapılarına kadar dayandı.

25 Mayıs 2026 Saat: 10:16
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 217 kez okunmuştur

Pedagoji bilimi nettir.

Okul öncesi dönemde çocukların kendi aralarında yaşadığı her türlü sürtüşme ve hırçınlık, gelişim sürecinin bir parçasıdır. Bu gelişim sürecinde yaşananlara kısaca "akran iletişimi" veya "gelişim sürtüşmesi" denir.

Çözümü de bellidir:

Profesyonel rehberlik devreye girer, eğitimsel yöntemlerle sorun çözülür.

Bizde ne yapılıyor?

Yetişkinlerin öfke nöbeti, çocukların dünyasını işgal ediyor.

Çocuğunu koruma refleksini, eğitimcilere yönelik bir baskı aracına dönüştüren bir veli profili türedi

​Sakin kalamayan...

Bilimsel açıklamayı dinlemeyen...

Kurumsal hiyerarşiyi hiçe sayan bir anlayış bu.

​Okul yönetimini ve öğretmenleri asılsız ithamlarla yıpratmayı, tehditkâr bir üslupla üste çıkmayı ebeveynlik sanıyorlar.

Açıkça söyleyelim.

Okul, pazar yeri değildir.

Öğretmenler, emir eri değildir.

Okul; kendi hukuku, kuralları ve bilimsel prosedürleri olan kutsal bir yuvadır.

​Bilimsel veriler ortada.

Çocuklar, ebeveynlerinin kriz anındaki tutumlarını kopyalar.

Eğitimcilere karşı parmak sallayan, sesini yükselten bir ebeveyn, aslında kendi çocuğuna iyilik yapmıyor. Ona, problem çözme yöntemi olarak sadece saldırganlığı miras bırakıyor.

​Eğitimcinin saygınlığını yok ettiğiniz bir yerde, gelecek inşa edemezsiniz.

Çözüm mü?

Eğitim, velilerin anlık parlamalarına göre değil, pedagojik esaslara göre yönetilir.

Sorunların çözümü, ailelerin karşı karşıya getirilmesi değil, uzmanların gözetimindeki bilimsel süreçlerdir.

​Bu toplumsal yarayı sarmak istiyorsak, okul-aile ilişkisini baskı üzerinden değil, güven ve liyakat üzerinden yeniden kurmak zorundayız.

​Çünkü eğitim...

Bağırıp çağırarak değil, akılla ve bilimle inşa edilir.

YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Yedincigün Haber Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ "GRİ ALANLARA" EMANET EDİLEMEZ!25 Ocak 2026 Saat: 20:52
Dile kolay, tam 40 yıl... Meslek hayatım boyunca binlerce çocuğun o pırıl pırıl gözlerindeki ışığa şahitlik ettim.
Hayret Etmediğiniz Günü Ömrünüzden Düşün9 Ağustos 2025 Saat: 13:58
Dünya, her an bir mucize barındırıyor. Sabah uyandığınızda pencerenizden sızan ilk ışık, bir ağacın dalında açan tomurcuk, bir çocuğun samimi gülüşü…
Ne Ara Özümüzden Bu Kadar Uzaklaştık?27 Haziran 2025 Saat: 11:37
Bazen durup düşünüyorum da, ne ara bu kadar yabancılaştık kendimize? Ne ara unuttuk bizi biz yapan nezaketi, saygıyı, anlayışı?
Eğitsel Süreçte Direnç Noktaları: Talip Olduysan, Katlanacaksın17 Haziran 2025 Saat: 22:50
Hayatta bir şeye gerçekten talip olduğumuzda, o yolun sadece düzlüklerini değil, yokuşlarını da göze alırız.
Özel Öğretim Sektöründe Vaka Analizi:19 Mayıs 2025 Saat: 13:05
Belgesel Sahtecilik ve Eğitimsel Bütünlüğe Yönelik Sistemsel Riskler
Tüm Yazıları
Yukarı ↑