whatsapp
Prof. Dr. Harun Demirkaya
Prof. Dr. Harun Demirkaya

Tercih Listesinden Önce Hayatın Tercihini Yapabilmek

Üniversite tercih dönemi, milyonlarca gencin geleceğine yön vermeye çalıştığı kritik bir zaman dilimidir. Ne var ki bu dönem, çoğu zaman yalnızca puanların, sıralamaların ve üniversite isimlerinin konuşulduğu teknik bir süreç haline gelmektedir.

4 Ağustos 2026 Saat: 13:41
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 440 kez okunmuştur

Üniversite tercih dönemi, milyonlarca gencin geleceğine yön vermeye çalıştığı kritik bir zaman dilimidir. Ne var ki bu dönem, çoğu zaman yalnızca puanların, sıralamaların ve üniversite isimlerinin konuşulduğu teknik bir süreç haline gelmektedir. Oysa asıl konuşulması gereken, gençlerin nasıl bir hayat kurmak istedikleri ve insanlığa nasıl bir katkı sunmayı hedefledikleridir.

Toplum olarak çocuklarımıza yıllardır "ne olacaksın?" sorusunu sorduk. Doktor, mühendis, avukat, eczacı, öğretmen... Elbette bunların her biri saygın ve gerekli mesleklerdir. Ancak günümüzde yalnızca bir unvana sahip olmak, artık tek başına başarı ölçütü değildir. Esas mesele, o unvanın arkasına hangi değeri, hangi emeği ve hangi vizyonu koyabildiğimizdir.

Yazının dikkat çeken bir başka yönü ise samimiyetidir. Kırk yılı aşkın eğitimcilik deneyimine ve iki üniversitenin mütevelli heyet başkanlığı görevine rağmen, gençleri doğrudan kendi kurumuna yönlendirmek yerine önce hedeflerini belirlemelerini tavsiye etmesi, eğitime bakışındaki ilke ve sorumluluk anlayışını göstermektedir. Bu yaklaşım, metni sıradan bir tanıtım yazısından çıkarıp gerçek bir eğitim manifestosuna dönüştürmektedir.

Bugün yapay zekanın, biyoteknolojinin ve dijital dönüşümün şekillendirdiği yenidünyada, bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolaydır. Ancak fark oluşturan unsur bilgiye sahip olmak değil; bilgiyi üretime, yeniliğe ve toplumsal faydaya dönüştürebilmektir. Bu nedenle gençlerin kendilerine "Hangi bölümü kazanacağım?" sorusundan önce, "Ben hangi problemi çözeceğim, hangi değeri üreteceğim, bu dünyada nasıl bir iz bırakacağım?" sorularını yöneltmeleri büyük önem taşımaktadır.

Çünkü gerçekten de insanın büyüklüğü, taşıdığı unvanda değil; ürettiği değerde, dokunduğu hayatta ve ardında bıraktığı izdedir. Meslekler değişebilir, teknoloji gelişebilir, dünya dönüşebilir. Fakat insanlığa faydalı olma ülküsü hiçbir zaman değerini yitirmez.

Üniversite tercihi yapılırken seçilecek bölüm kadar, seçilecek hayat anlayışı da önemlidir. Belki de gençlerimizin önüne konulabilecek en değerli soru şudur:

"Bir şey olmayı mı istiyorsun, yoksa insanlığa faydalı bir şey yapmayı mı?"

İşte bu soruya verilecek cevap, yalnızca bir kariyerin değil, anlamlı bir hayatın da başlangıcı olacaktır.

YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Yedincigün Haber Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Nepotizmden Kurumsal Çöküşe3 Ekim 2026 Saat: 18:50
Nepotizm, en basit anlamıyla akraba ve yakınların liyakat yerine kişisel ilişkiler temelinde kayırılmasıdır. Siyasette nepotizm ise akrabalık ilişkilerinin yanı sıra parti aidiyeti, hemşehrilik, arkadaşlık ve kişisel bağlılık gibi unsurların kamu gör
Azınlık Anomisi: Gemisini Kurtaran Kaptanlar29 Eylül 2026 Saat: 11:21
Bu sınırlar aşınmaya başladığında sosyolojinin bir kavramı karşımıza çıkar: Anomi.
Anomi, en basit ifadeyle, toplumda ortak değerlerin, normların ve kuralların bağlayıcılığını kaybetmesi durumudur.
Gıda Krizi: Zaman Kaybetme Lüksümüz Yok23 Eylül 2026 Saat: 00:59
Türkiye’de gıda fiyatları pazarda, markette ve mutfakta el yakmaya devam ediyor.
TÜİK verilerine göre Ağustos 2026’da gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yıllık fiyat artışı yüzde 33,79 olarak gerçekleşti. Bu oran, genel enflasyonun da üzerinde.
Enflasyon Düşüyor, Hayat Neden Ucuzlamıyor?23 Eylül 2026 Saat: 00:42
Ekonomi yönetimi açısından bakıldığında güzel bir haber var: Enflasyon düşüyor.
TÜİK'in açıkladığı Ağustos 2026 verilerine göre yıllık tüketici enflasyonu yüzde 31,51'e geriledi. Aylık artış ise yüzde 1,84 oldu.
Bir Annenin “Düzelmez” Sözü Üzerine7 Eylül 2026 Saat: 10:10
Gençlerin işsiz kalmasına, umudunu yitirmesine, insanların etten vazgeçmesine, emeklilik hayalinin uzaklaşmasına alışmak. Ve sonunda bütün bunları ülkenin kaderi sanmak.
Oysa Türkiye'nin kaderi bu olamaz, olmamalıdır.
Tüm Yazıları
Yukarı ↑